DEVLET BAKANI SAYIN SELMA ALİYE KAVAF’ IN MESAJI

Geride bıraktığımız çeyrek yüzyılda evrensel insan haklarına verilen önemin artması nedeniyle engelli, çocuk, genç, kadın, yaşlı, yoksulluk ve yoksunluk içindeki dezavantajlı toplumsal kesimlere olan ilgi artmıştır. Gelişmiş ülkeler insan hakları bağlamında sosyal hayatın temel alanları olan eğitim, sağlık, iş, ulaşım, sosyal ve kültürel hizmetler bir ayrım yapmaksızın tüm vatandaşlara eşit imkânlar sunarak özürlülere verdiği önemi ortaya koymaktadır.

Özürlü olmakla hiç kimsenin; bağımsız yaşama, kendi tercihlerini kullanma, topluma katkıda bulunma, bir meslek sahibi olma, ekonomik, siyasi, sosyal, kültürel ve eğitsel alanlardan yararlanma hakkı kısıtlanamaz ve engellenemez. Özürlülerin kendi hayatlarını idame ettirebilmelerini, toplumla uyum içinde yaşamalarını, üretken olmalarını sağlamak için eğitsel, kültürel, ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanması gerekir.

Bu nedenle bütün hizmetler özürlülerin toplumla bütünleşmelerini sağlayacak şekilde ve ihtiyaçlarına uygun koşullarda düzenlenmelidir.

Özürlülerin toplumsal yaşama uyum sağlamış bireyler olarak yarınlarının güvence altına alınması bir ülkenin gelişmişlik göstergelerindendir. Türkiye de bu yolda sağlam ve kararlı adımlarla ilerlemektedir. Yapılan çalışmalar sonunda, Cumhuriyet tarihimizde ilk defa 2005 yılında özürlülük alanında yaşanan sorunlara kapsamlı ve çağdaş çözümler içeren devrim niteliğinde 5378 sayılı Özürlüler Kanunu çıkarılmıştır.

Özürlüler Kanunu ile ulaşılabilirlik, istihdam, bakım ve sosyal güvenliğe ilişkin sorunların çözümü, özürlü bireylerin toplumsal hayata tam katılımlarının sağlanması ve bu hizmetlerin koordinasyonu için gerekli düzenlemelerin yapılması yasal zemine oturtulmuştur.

Anayasamızda yer alan eğitim hakkından hiç kimsenin yoksun bırakılamayacağı hükmü paralelinde Özürlüler Kanununda birçok hüküm yer almıştır. Bu hükümler çerçevesinde özel eğitim desteğine ihtiyaç duyan tüm özürlü bireylere bu hak tanınmakta ve özel eğitim okuluna giden ve özel eğitim sınıflarında okuyan öğrencilerimizin okul servisi ücretleri Başkanlığımızın Sosyal Yardımlaşma Fonundaki payından karşılanmaktadır.

Yine üniversitelerimizde okuyan özürlü öğrencilerimizin öğrenim hayatlarını kolaylaştırabilmek için Yükseköğretim Kurulu bünyesinde Özürlüler Danışma ve Koordinasyon Merkezleri kurulmuş ve engelli bireylerin engeline özgü, eğitimi için kullanacağı bazı araç-gereçler katma değer vergisinden istisna tutulmuştur.

Ayrımcı uygulamalara meydan vermeden, fırsat eşitliği tanımaya ve toplumsal yaşama tam katılımlarına yönelik yapılması gereken her türlü tedbirin ve düzenlemenin bundan böyle de gerçekleştirileceğinin bilinmesini isterim.

Şunu da vurgulamak isterim ki hizmet politikamızın temelini “önce insan” ilkesi oluşturmaktadır.

Bu bağlamda özürlü vatandaşlarımızın temel gereksinimlerini karşılayabilmeler için yoksul olanlara 2022 Sayılı Kanunda değişiklik yapılarak, özürlü maaşı alan kitlenin kapsamı genişletilmiş ve maaşları arttırılmıştır. Ayrıca bakıma muhtaç özürlü vatandaşlarımızın bakımı için geliştirdiğimiz politikalar doğrultusunda, kurumsal bakım ve evde bakım hizmetlerine ilişkin mevzuat düzenlemeleri yapılmıştır. Bu düzenlemelerle bakıma muhtaç özürlünün ailesine, özürlü vatandaşımız için, her ay bir asgari ücret tutarında sosyal yardım olarak bakım yardımı İl Sosyal Hizmetler Müdürlükleri tarafından yapılmaktadır.

Gerek sorunların tespitinde gerekse çözümü için ortaya konacak mevzuatın oluşturulmasında, toplumun tüm kesimlerinin katılımı ile ortak akıl oluşturulması önemli olduğu gibi, oluşturulan mevzuatın optimum düzeyde uygulanması için de toplumsal bilinç ve katılım oldukça önemlidir. Bu amaçla Özürlüler İdaresi Başkanlığı koordinasyonunda illerdeki kamu personelinin ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin, özürlüye sahip ailelerin ve özürlü vatandaşlarımızın bilgilendirilmeleri ve il düzeyindeki özürlülükle ilgili sorunlarının çözümü için Engelsiz Türkiye Projesi hayata geçirilerek şu ana kadar 57 ilde panel ve konferanslar düzenlenmiştir.

Özürlü bireyin yaşamakta olduğu güçlükler toplumsal yaşama tam ve eşit katılımı için engel oluşturmayabilir. Ancak devlet ve toplumun tüm kesimleri, hizmet ve uygulamalarında özürlü bireyin yaşadığı güçlükleri dikkate alarak bir bütün sistemi oluşturulmak durumundadır. Bu gereklilikle Özürlüler İdaresi Başkanlığı olarak ilgili kamu kurumları işbirliği ile Özürlüler veri tabanını oluşturma çalışmalarımız devam etmektedir. Bundan böyle devlet olarak, hangi ilde, hangi ilçede, hangi köyde özürlü sağlık kurulu raporu almış kaç özürlümüz olduğunu bileceğiz.

Hepimizin bildiği gibi, kurumların ve toplumun özürlülere yönelik duyarlılığını ve bilinç düzeyini arttırmak, ortak aklın ürünü çalışmalarla, toplumsal birliktelikle, devlet, millet ve bilimsel çevrelerle birlikte hareket etmesi ile sağlanır. Bu yaklaşım, toplumun özürlü bireylere verdiği değerin göstergesi olan çağdaş bir yaklaşımdır. Ülkemizde özürlüler alanındaki bilimsel yayınların yetersizliğinden hareketle ve ilgili kamu kurumlarını ve sivil toplum örgütlerini bilgilendirmek ve örnek olmak amacıyla yılda iki defa hakemli bir dergi olan, ÖZVERİ dergisi yayımlanmaktadır.

Toplumsal yaşamda onurlu bir birey olarak yer almak herkesin temel insan hakkıdır. Yetersizliklerinden dolayı toplumsal yaşama tam katılamayan özürlülerimiz için fırsat eşitliği sağlamaya yönelik yapılması gereken düzenlemeler çağdaş Türkiye’nin önceliği olmalıdır.

Özürlülere yönelik sosyal politikamız yardım eksenli değil hak eksenli bir politikadır.

Bu politikanın gereği olarak özürlülere ayrıcılık yapılmaması, farklılıklara saygı gösterilmesi, özürlülerin kendi kendilerine yetmesi, belli bir bilgi ve kültür düzeyine ulaşması, meslek edinip üretken hale gelmesi ve çevresiyle sağlıklı ilişkiler kurarak toplumsal hayata tam katılmalarının sağlanması yönünde önemli düzenlemeler yapılmaktadır.

Bu ilkelerin ışığında; özürlülere yönelik hizmetlerin düzenli, etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini temin etmek için; ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyonu sağlamak, özürlülerle ilgili ulusal politikanın oluşmasına yardımcı olmak, özürlülerin problemlerini tespit etmek ve bunların çözüm yollarını araştırmak üzere kurulmuş olan Özürlüler İdaresi Başkanlığı, bundan böyle de tüm kamu kurum ve kuruluşlarıyla, özürlülük alanında faaliyet gösteren ya da özürlülerimiz için çalışmalarda bulunan tüm sivil toplum kuruluşlarıyla ve ülkemizin her noktasında özürlülük bilincinin oluşturulması amacıyla yerel yönetimlerle işbirliğini bilimsel yöntem ve tekniklerle, yenilikçi ve çağdaş bir anlayışla devam ettirecektir.

Selma Aliye KAVAF
DEVLET BAKANI